tacisaglar005 tacisaglar017 tacisaglar004a_1280 tacisaglar003 tacisaglar004b_1280

Graveyard of the Atlantic : North Carolina Wrecks

Posted: September 17th, 2008 | Author: admin | Filed under: Wrecks | Tags: | 143 Comments »

The U-352
The U-352 is a German Type VIIc U-Boat, 218 ft. long. It was sunk May 9, 1942, by depth charges from the US Coast Guard Cutter Icarus. Some of the U-352s crew were rescued by the Icarus and interned as POWs until the end of WWII.The U-352 now lies on the bottom of the Atlantic Ocean, about 25 miles from Beaufort Inlet, North Carolina. It is 115 ft. deep and sits on the bottom with a heavy list to starboard.


At first glance the U-352 seemed relatively intact, closer inpection reveals that every object that could possibly be removed has been. Deck guns, hatch covers, etc… have long ago been stripped away from it.The long boat ride to this wreck is somewhat offset by the warm clarity of the Gulf Stream waters so far from the coast.

The Papoose
The Papoose was a 412 ft. long oil and gasoline tanker. It was sunk March 18, 1942 by torpedos from the German U-boat U-124.

It now lies upside down on the bottom, 130 ft. deep.
This wreck is more than 30 miles (10 hour round trip boat ride!) from the North Carolina coast, and well into the Gulf Stream. It’s inverted hull is heavily encrusted with reef life, but the most interesting parts of the wreck are either crushed under the hull or require deep penetration dives to explore.

For more info please visit www.thunderstruckobservatory.com/ships.html




Mutlaka Yapın / Asla Yapmayın

Posted: September 18th, 2008 | Author: admin | Filed under: Dalış Bilgileri | Tags: | No Comments »

Sualtında asla nefesinizi tutmayınız, her zaman,su üstünde olduğu gibi, derin ve yavaşça solumayı sürdürünüz.

Fiziksel olarak kendinizi hazır tutunuz.

Alkollü iken ve/veya ilaç kullanırken dalmayınız.

Dalış becerilerinizi geliştirmek için sürekli tekrar yapınız.

Uzun süreli aralarla dalış yapıyorsanız, dalış eğitiminiz sırasında edindiğiniz dalış kitabında öğretilen konuları tekrar ediniz.

Dalış yapacağınız bölge konusunda önceden bilgi edininiz.

Eğer dalış yapacağınız bölgedeki hava ve su koşulları beklenenden kötü bir durumdaysa, dalışınızı erteleyiniz ya da dalış koşullarının daha güvenli olduğu bir dalış noktasında dalınız.

Sadece aldığınız dalış eğitiminize ve tecrübenize uygun dalışlara katılınız.

Kullandığınız malzemenin güvenilir ve çalışır durumda olmasına dikkat ediniz. Asla bozuk ekipmanlarla dalıp hayatınızı riske atmayınız.

Dalış sırasında dalış arkadaşınızdan (buddy’nizden) uzaklaşmayınız.(Dalış arkadaşınız hem sualtında karşılaşılabilecek ters durumlarda güvenceniz, hem de en yakınınızdaki alternatif hava kaynağınızdır).

Dalış öncesi brifingleri ve dalış direktiflerini dikkatle dinleyiniz.

Dalış arkadaşınızla, dalış öncesi konuşarak tehlike durumlarında ne yapacağınızı, sualtı iletişim işaretlerini, yapacağınız dalışın detaylarını konuşunuz.

Dalış tablolarının kullanımını iyice öğreniniz.

Dalış tablolarındaki limitlere uyunuz ve dalışlarınızı bu limitler içinde dekompresyonsuz dalışlar olarak yapınız.

Sualtında derinlik ve dalış zamanını mutlaka kontrol ediniz.

Ağırlık kemerinizi kolay ulaşılıp,çıkabilecek şekilde takınız.

Dalış öncesi mutlaka güvenlik kontrollerinizi yapınız.




Dalış Tüpleri, Dolumu ve Bakımı

Posted: May 19th, 2016 | Author: admin | Filed under: Uncategorized | No Comments »

Dalış tüpleri, dalıcıya bağımsız hava sağlamak için kullanılan kaynaklardır ve bağımsız aletli dalış donanımının bağımsızlığını sağlayan en önemli parçadır. Dalış tüplerini alaşımlarına göre inceleyecek olursak, çelik ve alüminyum tüpler olmak üzere iki grupta toplamamız gerekir. Amaçlarına göre piyasada 0,5 – 5 – 10 – 12 –15 – 18 litrelik tüpler bulunurken sportif dalışlarda genellikle 10 – 12 – 15 ve 18 litrelik tüpler kullanılır. Dalış tüpleri hacimleri, kullanım basınçları gibi özellikleri ile anılırlar. 200 BAR kullanım basıncına sahip olan 15lt’lik bir tüpün içindeki hava miktarı 200×15 = 3000 litredir. Yüzeyde bu kadar hava, yaklaşık bir telefon kulübesi kadar hacmi kaplar. Işte bu hava basınçlı hale getirildiğinde bize bağımsızlık sağlayacak olan küçük bir hacmin içine yerleştirilmiş olur. Dalış tüpleri ve vanaları kullanım için ayrılmaz bir bütünü oluşturur. Dalış tüplerinin tek çıkışlı ya da çift çıkışlı farklı modellerde vanaları mevcuttur. Bir takım teknik ihtiyaçlara cevap verebilmesi için vana sistemleri özelleştiriliyor olsa da sportif dalışlar için, standart vanalara sahip dalış tüpleri kullanılabilir. Tüp vanaları, çıkışlarına göre temelde DIN çıkışlı vanalar ve INT çıkışlı vanalar olarak ikiye ayrılır. Tüp vanaları ileri teknoloji ile basınç altında çalışacak şekilde üretilir. Çok küçük bir güç harcanarak tüpün içindeki yüksek basınçlı hava akışı kapatılıp açılabilir. Vanaların kullanımındaki en önemli nokta ise, kesinlikle çok sıkılmamasıdır. Eğer vanalar çok sıkılacak olursa, içlerindeki mekanizmaya da zarar verilmiş olunur. Vanaları sadece parmak gücüyle sıkmak yeterlidir. Dalış tüplerinin karakteristik özellikleri boyun bölümlerine kazınmış işaret ve sembollerle ifade edilir.

Bunlardan hidrostatik test basıncı tarihi olan ise kanuni düzenlemede yer alan süreler içinde yeniden kazınarak tüpe eklenir. TÜRK STANDARTLARI ENSTITÜSÜ’NÜN TS 7450/KASIM 1994 YILINDA YAYIMLANAN PERIYODIK MUAYENE, DENEY, BAKIM VE TAMIRI KURALLARI’NA uygun olarak tüplerin üretim tarihlerinden sonra her 5 (beş) yılda bir hidrostatik teste tabii tutulması gerekir.

Dalış tüplerinde alüminyum olanlarının ilk bakışta ayırt edilmelerini sağlayan en büyük özellikleri tabanlarının düz olmasıdır; bunun aksine çelik tüplerin tabanı yuvarlaktır ve ayakta durmalarını sağlamak için plastik tabanlık kullanılması gerekir. Alüminyum tüplerin gözle ayırt edilemeyen özelliklerinden en önemlisi ise çeper kalınlığıdır. Eş hacme sahip alüminyum ve çelik tüplerden alüminyum olan tüpün çeperi daha kalındır. Bu özellikleri ile alüminyum tüplerin dış yüzeyleri eş iç hacimli çelik tüplerinkinden fazladır ve dolayısıyla suda daha pozitif yüzerliğe sahiptirler.

Çelik malzeme daha yüksek dayanıma sahiptir ve bu özelliğiyle eş iç hacimli alüminyum tüplere kıyasla daha ince çepere sahiptir, ancak metal özelliği dola yısıyla daha ağırdır. Işte bu özellikleri ile çelik tüpler alüminyum tüplere kıyasla daha batar (negatif yüzer) durumludur. Ancak bu avantajlarının yanısıra çelik tüplerin bakımı da alüminyum tüplere kıyasla zordur. Her ne kadar kompresör filtrelerince havanın nemi alınıyor olsa da bir miktar nem tüpe geçebilir ve böyle bir durumda çelik tüplerde korozyon, alüminyum olanlara kıyasla çok daha hızlı ve geniş alanda meydana gelir. Alüminyum tüplerin dezavantajı ise, dalış sırasında şala içindeki havanın azalması ile birlikte yüzerliğinin de artmasıdır. Bu problem dalış sırasında kemere ya da semer kayışına eklen ecek olan fazladan 1 kilogramlık ağırlık ile çözülebilir. Dalış tüplerinin güneş altında ve sıcağa maruz bırakılmamasına, kullanımı dışındaki zamanlarda devrilmeyecek şekilde, korunaklı bir bölgede sabitleyerek ya da yerde yatık şekilde muhafaza edilmesine, dalış öncesinde vananın ve conta sistemlerinin gözle kontrolün ün yapılmasına dikkat edilmesi gerekir. Dalış tüpü seçerken boyun kısmındaki semboller ve numaralara bakarak incelemenin yapılması ve tüpün kullanım basıncı, litresi, hidrostatik test basıncı tarihi gibi değerlerinin okunması ve değerlendirmen in bunlara göre yapılması gerekir
Dalış tüpünün dış yüzeyinin pürüzsüz ve bakımlı olması, vanası ile birleşen noktada korozyonun ilerlememiş olmasına dikkat edilmesi gerekir. Dalış tüplerinin kullanım basıncı üzerinde doldurulmamasına dikkat etmek gerekir. Böyle doldurulan tüplerin işaretlenerek ayrılıp, hidrostatik test basıncına gönderilmesi gerekir. Dalış tüplerinin yüzeyinin zarar görmemesine, varsa boya dokularının korunmasına dikkat etmek gerekir. Dalış sonrası tatlı su ile durulanması ve vananın kuru hale gelmiş olmasına dikkat edilmesinde fayda vardır. Tüpler sezon dışı saklama için 50 BAR basınçla doldurularak serin ve kuru bir yere alınmalıdır.




DALIŞTA MESAFE ÖLÇÜM TEKNİKLERİ

Posted: May 19th, 2016 | Author: admin | Filed under: Uncategorized | No Comments »

MESAFE ÖLÇÜM TEKNİKLERİ: Sualtında gidilmek istenen rotanın
uygulanabilmesi için, doğrultu üzerinde gidilmek istenen mesafenin de ölçülmesi şarttır.
Aksi takdirde, doğru yön ama farklı noktalarda sonlandırılacak bir dalış için doğru
navigasyondan söz etmek imkansız olacaktır. Sualtında mesafe ölçümü, dalış ortamının
şartlarına ve eldeki malzemelere göre farklı teknikler kullanılarak yapılabilir. Sıklıkla
kullanılan mesafe ölçüm tekniklerinin, değişen ortam şartlarına bağlı olarak bir takım
avantaj ve dezavantajları oluşabilir.
a. Süre: Dalış ortamının akıntılı olmadığı, sabit hızla ilerlenebilen dalışlarda rotanın
belirli parçalarını belirlenmiş sürelerde geçebilme esasına dayanır. Örneğin belirli bir
süre bir yöne gidildikten sonra, aynı sürede eşit mesafenin tekrar gidilebilmesi gibi.
b. Hava Tüketimi: Rota üzerinde yapılan dalış planlamasında, eş parçalardan
oluşan rotanın her parçası için hava paylaştırılır. Hava tüketimi hesabı yapılırken,
güvenlik havası olan 50 bar’lık bölümün de unutulmaması gerekir. Bu tekniğin dikkat
edilecek noktalarında biri de dalış süresince aynı derinlikte kalınmasının veya derinlik
farkının dalış planlamasında hesaba katılmasının gerekliliğidir.
c. Palet Sayımı: Sabit hızda ve akıntısız suda belirli bir mesafeyi kat etmek için
gereken palet vuruş sayısı hesaplanarak gidilecek mesafe ölçülebilir. Bir palet çevrimi,
bir ayağın vuruşu ile alınan mesafedir. Böylece aynı ayağın aynı pozisyonuna gelinceye
kadar aldığı mesafeye bir palet çevrimi denir. Palet çevrimi sayılarak gidilen mesafe
ölçülebilir niteliklidir; ancak bu yöntem sadece akıntısız sularda ve dalış adaptasyonu
yüksek dalıcılar tarafından kullanılmalıdır. Eğitim sırasında uzunluğu bilinen bir ip
kullanılarak sualtında belli mesafenin kaç palet darbesi ile alındığı bir kaç kez ölçülerek
ortalaması alınırsa o kişi için bir palet çevrimin alacağı ortalama mesafe hesaplanmış
olacaktır.