tacisaglar004a_1280 tacisaglar007 tacisaglar058 tacisaglar017 tacisaglar016

Dalış Tüpleri, Dolumu ve Bakımı

Posted: May 19th, 2016 | Author: admin | Filed under: Uncategorized | No Comments »

Dalış tüpleri, dalıcıya bağımsız hava sağlamak için kullanılan kaynaklardır ve bağımsız aletli dalış donanımının bağımsızlığını sağlayan en önemli parçadır. Dalış tüplerini alaşımlarına göre inceleyecek olursak, çelik ve alüminyum tüpler olmak üzere iki grupta toplamamız gerekir. Amaçlarına göre piyasada 0,5 – 5 – 10 – 12 –15 – 18 litrelik tüpler bulunurken sportif dalışlarda genellikle 10 – 12 – 15 ve 18 litrelik tüpler kullanılır. Dalış tüpleri hacimleri, kullanım basınçları gibi özellikleri ile anılırlar. 200 BAR kullanım basıncına sahip olan 15lt’lik bir tüpün içindeki hava miktarı 200×15 = 3000 litredir. Yüzeyde bu kadar hava, yaklaşık bir telefon kulübesi kadar hacmi kaplar. Işte bu hava basınçlı hale getirildiğinde bize bağımsızlık sağlayacak olan küçük bir hacmin içine yerleştirilmiş olur. Dalış tüpleri ve vanaları kullanım için ayrılmaz bir bütünü oluşturur. Dalış tüplerinin tek çıkışlı ya da çift çıkışlı farklı modellerde vanaları mevcuttur. Bir takım teknik ihtiyaçlara cevap verebilmesi için vana sistemleri özelleştiriliyor olsa da sportif dalışlar için, standart vanalara sahip dalış tüpleri kullanılabilir. Tüp vanaları, çıkışlarına göre temelde DIN çıkışlı vanalar ve INT çıkışlı vanalar olarak ikiye ayrılır. Tüp vanaları ileri teknoloji ile basınç altında çalışacak şekilde üretilir. Çok küçük bir güç harcanarak tüpün içindeki yüksek basınçlı hava akışı kapatılıp açılabilir. Vanaların kullanımındaki en önemli nokta ise, kesinlikle çok sıkılmamasıdır. Eğer vanalar çok sıkılacak olursa, içlerindeki mekanizmaya da zarar verilmiş olunur. Vanaları sadece parmak gücüyle sıkmak yeterlidir. Dalış tüplerinin karakteristik özellikleri boyun bölümlerine kazınmış işaret ve sembollerle ifade edilir.

Bunlardan hidrostatik test basıncı tarihi olan ise kanuni düzenlemede yer alan süreler içinde yeniden kazınarak tüpe eklenir. TÜRK STANDARTLARI ENSTITÜSÜ’NÜN TS 7450/KASIM 1994 YILINDA YAYIMLANAN PERIYODIK MUAYENE, DENEY, BAKIM VE TAMIRI KURALLARI’NA uygun olarak tüplerin üretim tarihlerinden sonra her 5 (beş) yılda bir hidrostatik teste tabii tutulması gerekir.

Dalış tüplerinde alüminyum olanlarının ilk bakışta ayırt edilmelerini sağlayan en büyük özellikleri tabanlarının düz olmasıdır; bunun aksine çelik tüplerin tabanı yuvarlaktır ve ayakta durmalarını sağlamak için plastik tabanlık kullanılması gerekir. Alüminyum tüplerin gözle ayırt edilemeyen özelliklerinden en önemlisi ise çeper kalınlığıdır. Eş hacme sahip alüminyum ve çelik tüplerden alüminyum olan tüpün çeperi daha kalındır. Bu özellikleri ile alüminyum tüplerin dış yüzeyleri eş iç hacimli çelik tüplerinkinden fazladır ve dolayısıyla suda daha pozitif yüzerliğe sahiptirler.

Çelik malzeme daha yüksek dayanıma sahiptir ve bu özelliğiyle eş iç hacimli alüminyum tüplere kıyasla daha ince çepere sahiptir, ancak metal özelliği dola yısıyla daha ağırdır. Işte bu özellikleri ile çelik tüpler alüminyum tüplere kıyasla daha batar (negatif yüzer) durumludur. Ancak bu avantajlarının yanısıra çelik tüplerin bakımı da alüminyum tüplere kıyasla zordur. Her ne kadar kompresör filtrelerince havanın nemi alınıyor olsa da bir miktar nem tüpe geçebilir ve böyle bir durumda çelik tüplerde korozyon, alüminyum olanlara kıyasla çok daha hızlı ve geniş alanda meydana gelir. Alüminyum tüplerin dezavantajı ise, dalış sırasında şala içindeki havanın azalması ile birlikte yüzerliğinin de artmasıdır. Bu problem dalış sırasında kemere ya da semer kayışına eklen ecek olan fazladan 1 kilogramlık ağırlık ile çözülebilir. Dalış tüplerinin güneş altında ve sıcağa maruz bırakılmamasına, kullanımı dışındaki zamanlarda devrilmeyecek şekilde, korunaklı bir bölgede sabitleyerek ya da yerde yatık şekilde muhafaza edilmesine, dalış öncesinde vananın ve conta sistemlerinin gözle kontrolün ün yapılmasına dikkat edilmesi gerekir. Dalış tüpü seçerken boyun kısmındaki semboller ve numaralara bakarak incelemenin yapılması ve tüpün kullanım basıncı, litresi, hidrostatik test basıncı tarihi gibi değerlerinin okunması ve değerlendirmen in bunlara göre yapılması gerekir
Dalış tüpünün dış yüzeyinin pürüzsüz ve bakımlı olması, vanası ile birleşen noktada korozyonun ilerlememiş olmasına dikkat edilmesi gerekir. Dalış tüplerinin kullanım basıncı üzerinde doldurulmamasına dikkat etmek gerekir. Böyle doldurulan tüplerin işaretlenerek ayrılıp, hidrostatik test basıncına gönderilmesi gerekir. Dalış tüplerinin yüzeyinin zarar görmemesine, varsa boya dokularının korunmasına dikkat etmek gerekir. Dalış sonrası tatlı su ile durulanması ve vananın kuru hale gelmiş olmasına dikkat edilmesinde fayda vardır. Tüpler sezon dışı saklama için 50 BAR basınçla doldurularak serin ve kuru bir yere alınmalıdır.





Leave a Reply