tacisaglar016 tacisaglar003 tacisaglar084 tacisaglar058 tacisaglar017

Tüplü Dalış Vaka Analizleri

Posted: May 19th, 2016 | Author: admin | Filed under: Uncategorized | No Comments »

TÜPLÜ DALIŞ VAKA ANALİZLERİ

POSTED İN: KİTAPLARKÖŞE YAZILARIMEHMET AVADAN


Kitap Siparişi için buraya TIKLATIN !
Siparişler için telefon: 0530 414 5500

“Bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” der Orhan Pamuk, “Yeni Hayat” adlı romanında… Okuyunca bir kitabın insan hayatını değiştirebileceğini, en azından ciddi ciddi etkileneceğini görürsünüz. Elbette ne romanın kahramanıyla ne de Nobel Ödüllü yazarıyla kendimi mukayese etmek gibi bir düşüncem yok, olamaz. Ama…

“Bir kitap yazdım hayatım etkilendi” diyebilirim. Önce ilk kitabım “Tüplü Dalış Sırları” ile başlayayım. Kitap uzun zaman içerisinde aldığım notlar, deneyimlerimle tespit ettiklerim, bazı dalış eğitmenleriyle tartışmalarımın sonuçları ve yabancı kaynakları tarayarak edindiğim bilgileri içeriyordu. Elbette tüplü dalış bir kitaba sığmaz, ben kitaplaştırmaya değer bulduklarımla yetinmiştim.

Önce bilgisine ve birikimlerine değer verdiğim birkaç eğitmen arkadaşa e mail yoluyla gönderdim ve okuyup birkaç satırla düşüncelerini bana göndermelerini rica ettim. Hatta birisisinden de uygun gördüğü bir sualtı fotoğrafını kitabın kapağında kullanılmak üzere istedim. Arkadaşların kitabım hakkında yazacakları birkaç satırlık düşüncelerini kitabımın arka kapağına yerleştirmeyi düşünüyordum. Bir hafta geçti ses seda yok, ikinci hafta sadece bir eğitmen arkadaşım düşüncelerini e mail ile bana gönderdi. Çok mutlu oldum.

Başkalarını da beklerken hiç kimseden ses seda çıkmadı. Bir ay sonra artık umudu keserek Sevgili kardeşim Tarık Tınazay’dan uygun bir sualtı fotoğrafını kitabımın kapağı yapmak istediğimi söyledim. “Abi siteme gir hangilerini istiyorsan söyle orijinal boyutlarıyla göndereyim” dedi. Kitap basım aşamasına geldi. Arka sayfaya notlar koyma fikrinden mecburen vazgeçtim. Kitap basıldı, dağıtım başladı ve fotoğraf istediğim eğitmen arkadaşım beni arayarak “Akşam gel de istediğin fotoğrafı vereyim” diye telefon açtı bana… Olanı anlattım ve artık geriye dönemeyeceğimi söyledim.

Önce eğitmen arkadaşlara gönderdim, sonra da bazı gazetecilere. Daha sonra federasyonda görevli kişilere de gönderme gereği duydum. Vay sen misin gönderen?

Adı lazım değil bir tip “bu bilgiler her yerde var, bu kitaba ne gerek var gibilerden laflar etmeye başladı. Daha sonraları federasyon yetkililerine muhalefet edenlere seviyesiz laflar ederek internet grubuna yazan alpaslan rumuzlu tip olduğunu tahmin ediyordum ama kimse de bana onun söylediğini söylemiyordu. Ben de onlara “bunu zaten ben kitabın önsözüne yazdım, çeşitli kaynaklardan topladığım bilgiler kitaplaştı diye.

Demek ki okumamış ya da beklentisi yüksek dedim geçtim. Ben bilim adamı değilim, Cousteau hiç değilim ki yeni şeyler icad edip yazayım. Birkaç ay sonra aynı tip bana e mail atıp konumuyla ilgili birçok yalanla birlikte kitabımı okuduğunu ve beğendiğini yazdı.

Eğitmen arkadaşlarımda birisi “20 yıllık eğitmenim ilk kez kitabında gördüğüm konular var” dedi. Bir diğeri “50-60 kitabın özeti, bence iyi bir iş yapmışsın” dedi. Onlara teşekkür ederim. Yüzyüze kötüleyen bir yaklaşımla karşılaşmadım, kötüleyen cümleleri kuranlar yüzüme söyleyemiyorlardı. Bu da onların ayıbı olsun, geçelim…

İkinci kitabım “Tüplü Dalış Vaka Analizleri” de hemen aynı süreçten geçti ne var ki bu kez ben kaşarlandım, eleştirilere açık olmakla birlikte arkamdan yapılan eleştirilere de gülüp geçecek kadar kaşarlandım. Yapıcı eleştiri ve eksiklerimi de söyleyenlerden dinleyip notlar alıyorum. Belki bir kitabım daha olacak, onda da aynı hataları tekrarlamamak adına. İlk kitabımda kimler yanımdaysa ikinci kitabımda da onlar yanımda oldular. Önsözde uzun uzun anlattım, yinelemeyeyim.

Adana da Fotoğrafya fotoğraf kulübünün bir salonunda Sevgili Recep Şen Hocamın fotoğraf gösterisi eşliğinde imza günü yapıldı. Çubader tarafından düzenlenen imza gününde pek fazla konuşmadım, bilerek. Hem Recep Şen Hocamın fotoğraflarını ön plana çıkarmak hem de ön eleştirileri almak ve onları derleyip cevap yazabilme imkanı bulmak için. Çünkü daha önceden de biliyorum genelde sorulan sorulara cevap verilebiliyor hemence ama birilerinin soruları düşünmek gerektiriyor. Çok güzel ve detaylı düzenlenmiş imza gününde benim açımdan kusur yoktu, iyiniyetli, beklentisiz çalışma vardı. Her üyeye ayrı ayrı teşekkür ederim.

İmza gününde ön eleştirilere baktığımda “Tüplü Dalış Vaka Analizleri” konusunda yanlış anlaşılmalar var. Bir kere her vakanın ölümlü kaza olduğu konusunda önfikir birliği var. Halbuki alakası yok, 74 vakanın yaklaşık 10 tanesi falan ölümlü kaza. Bir başka yanılgı kitabın Türkiye’de son 10 yılda yaşanan ölümlü dalış kazalarını da içine aldığı konusu. Hiç alakası yok desem yalan olur. Birkaç tanesi var. Burada şu hassasiyeti gösterdim, son yıllardaki dalış kazalarının adliyeye yansıyanlarının davaları halen sürmekte olanları var. Bunları kitaba alıp mahkemeleri etkilemek istemedim ki zaten bu devam eden davalar konusunda yazmak suçtur. Bir vakanın değerli ya da incelenmesinin gerekliliği ölümlü kaza olmasına bağlı değildir. Bazı sıradan vakalar dalışın doğru bilinen yanlışlarıyla direkt alakalıdır. Ve bence çok iyi incelenmelidir. Bu açıdan sahtekarlık, gizleme, sınırları aşma, dalışla alakası olmayan bir hastalığı dalışa bağlama, özgüven patlaması vs nedenlerle oluşmuş vakalar da kitapta yer almaktadır.

Kitabı oluşturan vakaları 1300 civarında yerli yabancı dalış vakalarından seçtim. Kimilerini birleştirdim, kimilerinin ortak özelliklerini değerlendirerek tek vaka haline getirdim. Bu da benim yaklaşık 7 yılımın boş zamanlarını aldı. Kitap konusundan dolayı sevilir ama bu kitabın özellikle ölümlü vakalarının sevilecek yanı yok maalesef. Diğer vakalarda muhtemelen her balıkadam kendisinden bir şeyler bulacak, belki de örnek olarak düşünüp eksiklerini tamamlayacak. İşte benim amacım da zaten bu. Sadece bir balıkadama faydalı olabilirsem amacıma ulaşmış olacağım.

Kitabın vakalarının anlatım formatının hiç bir yabancı ya da yerli kaynakta olmadığını söyleyebilirim. Ne bilir kişi raporu gibi resmi ne de ciddye alınmayacak kadar hafif bir üslup kullanmayı istemedim. Özellikle hakim, savcı, avukat gibi huhuk adamlarının hepsinin de balıkadam olmadıklarını düşünerek kolayca anlayabilecekleri dili kullandım. Balıkadam adayları dahi kolayca anlayabilir diye düşünüyorum.

Okuyun lütfen ve balıkadam olarak, kitabın yazarı olarak eksiklerimi ama daha çok varsa hatalarımı bana yazın. Düzeltebileyim. Ve sualtı aktivitelerinde bulunan herkesin vaka ya da kaza ile karşılaşmaması için faydalı olacağını düşündüğüm bu kitabımın amacına ulaşması tek dileğim. Umarım olur..

İyi dalışlar,


Mehmet Avadan
mavadan@yahoo.com





Leave a Reply